Kara hisar-ı demürlü yöresi


       KARA HİSAR-I DEMÜRLÜ YÖRESİ      



    Bölgenin bir kısmı, Bizans döneminde "Charsianon Vilayeti" idari sahasında bulunduğu, Charsianon Vilayeti'nin merkesi de Yerköy ilçesine bağlı "Büyük Nefes Köyü" olduğu tarihi vesikalarda kaydedilir.

Çorum İli; Bizans döneminde "Yenkoniye" adıyla anılmaktadır. Danişmendli beyi Melih Ahmet Gazi tarafından fethedilerek Türklerin eline geçmiştir. Adını, Çorumlu Oymağı'ndan almış, zamanla bu ad üzerinden "lu" edatı düşerek Çorum adı kalmıştır.

    İdari dağılımda, 1864 yılında kaza statüsünde iken Bozok Sancağı, Ankara Vilayetine bağlı olduğu ve 1894 yılında Ankara Vilayetine bağlı olmuş ve 1924 yılında vilayet statüsü almıştır.

Kırıkkale İli; Adını, yörede bulunan "Kırık Aşireti" bireyleri tarafından kurulmuş mezra ile söz konusu mıntıkada bulunan eski çağlardan kalma kale adlı mevkiden almıştır.

Çankırı İli; Eski adı "Kengiri" olan bu ilimiz 1530 yılında Anadolu Eyaletine bağlı Sancak, 1867 yılında Kastamonu ve Bozok Eyaletine bağlı Sancak, 1924 yılında yapılan idari düzenlemede kendi başına vilayet olmuştur. 1925 yılında adı değiştirilmiş "Çamkırı" adı verilmiş ancak, daha sonraki yıllarda tekrar eski haline getirilmiş ve Çankırı adıyla anılmaya başlamıştır.

Yozgat İli; XV. yüzyılda Kızılkocalı Kazasına bağlı bir mezra olduğu belirtilir. Bu yüzyıllarda çoğunluğu Bozoklu Türkmenlerin oluşturduğu Dulkadiroğulalrı bey ve aşiretlerinin yöreye yerleşmesi ile "Bozok" adı almıştır. XVIII. yüzyıldan itibaren Mamalı aşiretine mensup Çapanoğullarının yerleşmesiyle bölgenin merkezi durumuna gelmiştir. 1849 Bozok Eyaleti, 1867 yılında Ankara Vilayeti, 1924 yılında Bozok Vilayeti ve 1927 yılında Yozgat adıyla tarihi vesikalarda yerini almıştır.

                                                                                               * * * * *

Kara Hisar-ı Demürlü Vilayeti; Selçuklular döneminde bölgenin merkezi durumunda olduğu, XVI. yüzyıllarda, "Budaközü, Emlak Divanı, Deliceözü, Salmanlı, Süleymanlı, Boyalık, Kalecik Keskin'i, Katar, Bayatözü, İskilip" adlı kaza ve nahiyelere bölünerek kaza statüsüne indirildiği anlaşılır.

    1530'lu yıllarda bağlı 83 mezranın yer aldığı belirtilir. Sungurlu ilçesinin kuzey batısında yer alan Yörüklü Beldesi civarı olduğunu tarihi vesikalar ve günümüze intikal etmiş kale, cami, han, hamam, türbe gibi eserlerden anlamaktayız.

Konur - Çongar Şehri; Adını, Delice kışlaklarını yurt einmiş ve işgal kuvvetlerini buradan yönetmiş Moğolların ünlü Şehzadesi "Kongurtay" ve Moğolların "Ca-Ungar" kolundan aldığı anlaşılmaktadır. 1520 tarihli kaynaklarda burada "Aşağı Çongar ve Yukarı Çongar" adıyla iki yerleşim yeri olduğu ve kalabalık bir nüfus kitlesi yaşadığı aktarılır.

"Aşağı Çongar" adı yerleşim yerinde dokuz sülale, 234 hane, 1265 nüfus yaşadığı belirtilirken, "Yukarı Çongar" adlı yerleşim yerinde 34 sülale, 451 hane, 2379 nüfusun yaşadığı bilgileri aktarılmaktadır.

    Söz konusu yerleşim yerlerinin günümüzde tam olarak nereye tekabül ettiği bilgisine ulaşamamıza rağmen "Sulakyurt İlçesi" (ileri de belirtildiği gibi bu ilçenin eski adı Şeyh Şami-Konur) olduğu bilinir. Ayrıca bu yerleşim yerinin Delice ilçesi'ne bağlı "Çongar Köyü" ile Çiçekdağ ilçesi "Konurkale Köyü" çevresinde olacağı da ihtimallerdendir.

Budak-özü Kazası; Adınıyörede yaygın bir biçimde yerleşmiş Dulkadirli beylerden Şah Budak Beye bağlı "Budak Aşireti" ile Moğolların "Özü Aşireti" nden almıştır. Sungurlu ilçesi ve bu çevrede bulunan Budaközü Çayı yanlarında kurulmuş "Sunguroğlu, Kalınsaz" adlı şehirleri içerisine alır. Başka bir ifadeyle bu şehirlerin ortak adı olup, 1530 tarihinde 155 bağlı mezra ya da karyesi bulunduğu bilgileri aktarılır.

Delice- özü Nahiyesi; Bugünkü Yerköy ilçesinin bir kısmını içerisine almaktadır. XVI. yüzyılın ilk çeyreğine ait kaynaklarda 12, 46 bağlı mezra ya da karyesi bulunduğu kaydedilmektedir. Bu yüzyılda idari dağılımda değişiklikler olduğu anlaşılır. Yerköy ilçe merkezi ile Baraklı köyü arasında Delice adlı yerleşim yeri olduğu sanılır.

    Delice Nahiyesinin eski idari ve coğrafi durumu böyle iken, günümüzdeki Delice ilçesinin eski adının"Karabekir" olduğu ve Cumhuriyet döneminde geliştiği anlaşılmaktadır. 1928 yılında Keskin kazası, Ankara Vilayetine bağlı nahiye, 1944 yılında Kırıkkale ve Ankara Vilayetine bağlı nahiye, 1989 yılında Kırıkkale iline bağlı bir kaza statüsü almıştır.

Salmanlı Nahiyesi; Bugünkü Salmanlı Kasabasına tekabül eden bu yerleşim yeri, yakın geçmişimize kadar yörede "Kayadibi" olarak bilinirdi. XVI. yüzyıla ait bir kaynakta bağlı 87 mezra ya da karyesi bulunduğu kaydedilir. Salmanlı Nahiyesi, Salmanlı Aşiretlerinin çoğunlukla yaşadığı bir bölgedir.

    1530 yılında Bozok, Zül'kadriyye Eyaletine bağlı nahiye, 1846 yılında Bozok Eyaletine bağlı kaza, 1872 yılında Sungurlu'ya bağlı kaza, Ankara Eyaletine bağlı nahiye, 1924 yılında Yozgat merkeze bağlı nahiye, 1945 yılında Yerköy'e bağlı nahiye olduğu bilgileri aktarılmaktadır.

Hüseyin-Abad Nahiyesi; Bugünkü "Alaca İlçesi" nin eski adı olup, 1530 tarihinde Tokat-Sivas Livasına bağlı nahiye, 1846 yılında Bozok Eyaletine bağlı kaza, 1867 yılında Çorum merkeze ve Ankara Vilayetine bağlı kaza, 1919 yılında Çorum'a bağlı kaza statüsünde olduğu belirtilmektedir.

    1530'lu yıllarda bağlı 12 mezra-karyesi bulunduğu kaydedilir. Alaca adını ise, aynı mıntıkada bulunan Yörükhan taifesine mensup insanların yaşadığı "Alaca" adlı, "karye-köy"den alındığı, başka bir ifadeyle Alaca adlı karye gelişip büyüyerek bugünkü şekli aldığı anlaşılır.

Kızılırmak Kazası; XVI. yüzyılın ilk çeyreğine ait kaynaklarda "Hüseyin Hacı Kışlası" adıyla yer almaktadır. Budaközü Kazası idari sınırları içerisinde bulunan bu kışlanın, merkezini "İneballı", daha sonraları "Kethüda" adlı yerler olduğu belirtilmektedir. 1849 yılında Kengiri Sancağına bağlı, Bozok Eyaleti idari sahasında kaza, 1889 yılında Kalecik Kazası, Ankara Vilayetine bağlı nahiye, 1924 yılında yine Kalecik Kazasına bağlı nahiye olduğu 1990 yılında da kaza statüsüalarak ayrıldığı kaydedilmektedir.

Kızılkocalı Nahiyesi; Günümüzde Şefaatli ilçesine bağlı "Yassıağıl Köyü" nün yerinde bulunduğu, başka bir ifadeyle Şefaatli ilçesinin eski adının Kızılkocalı olduğu kaydedilir. Kızılkocalı adının son yüzyılımıza kadar süre geldiği yine aktarılan bilgilerdendir. Şefaatli adının ise yörede bulunan ve "Hacı Şefaatli" adıyla kaynaklarda yer alan köyden geldiği anlaşılmaktadır.

1530 yılında Bozok, Zül'kadriyye Eyaletine bağlı kaza, 1846 yılında ise Bozok Eyaletine bağlı kaza olduğu bilgileri aktarılmaktadır.

Karadere Nahiyesi; Bu nahiyenin Yerköy İlçesi ile Şefaatli İlçesi'nin güney kısımlarında bulunduğu kaydedilmektedir.

Çiçekdağ İlçesi; Eski adı "Mecidiye ve Boyalık" olduğu kaydedilir. Osmanlı döneminde Budaközü Kazası idari sahasında bulunduğu ve bu bağlılık durumunu uzun bir süre sürdürdüğü belirtilir. Bu yerleşim yeri adını Oğuz Boylarına bağlı Boyalık Aşiretinden aldığı bilinir.

Emlak Divanı; 1530 tarihli Osmanlı vesikalarında Sungurlu ilçesi il Çorum ili arasında gösterilir ve bu yerleşim yerine bağlı 18 mezranın bulunduğu aktarılır.

Katar Nahiyesi; Adını, Moğol-Tatar aşiretlerinden aldığı, bu yerleşim yerinin günümüzdeki "Kızılırmak İlçesi ile Bayat İlçesi" arasında ve XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde bağlı 24 köyünün bulunduğu beirtilir.

Tahta Tarik; 1530 yılında İskilip ilçesine, 1590 tarihinde Çorum merkeze bağlı olduğu kaydedilen bu nahiye düzeyindeki yerleşim yerinin merkezi İskilip İlçesine bağlı Saray köyü olduğu rivayetleri bulunur.

Bayat-özü Kazası; Adını, "Bayat Boyu" ile Moğolların "Özü Aşireti" mensuplarından almıştır. XVI. yüzyıl kaynaklarında bağlı 26 mezra-karyesi bulunduğu bilgileri aktarılan bu kaza dahilinde önemli oranda Tatar obalarının yaşadıkları bilgileri aktarılır. Bayat-özü Kazası 1930 tarihli haritalarda "Alagöz" adıyla da yer almaktadır. 1958 yılında kaza statüsü almış ve Çorum iline bağlanmıştır.

Keskin Nahiyesi; Tarihi vesikalarda Çankırı Livasına bağlı, "Kalecik Keskini" olarak kaydedilmekte ve bağlı 13 köyünün bulunduğu vesikalarda belirtilmektedir. Kırşehir Livasına bağlı Dinek Keskini ile sınır komşusu olan Keskin Nahiyesinin merkezi Sulakyurt, Balışeyh ve Delice ilçesinin ara bölgesinde olduğu XVI. yüzyılın ilk çeyreğine ait vesikalarda Budaközü Kazası idari sınırları içerisinde gösterilir.

Konur-Şeyh Şami Nahiyesi; "Sulakyurt İlçesi"nin eski adıdır. Tarihi vesikalar "Büyük Şeyh Şami" adlı bu yerleşim yerini "Konur" adıyla da kaydetmektedir.

İskilip Kazası; XV. yüzyıl kaynaklarında önemli bir şehir olduğu ve bu yerleşim yerine bağlı 101 mezra-kışlak bulunduğu bilgileri aktarılır.

    1530 yılında Çorum Sancağı, Rum Eyaletine bağlı kaza, 1847 yılında Çorum-Amasya Sancağı, Sivas Eyaletine bağlı kaza, 1894 yılında Çorum'a bağlı kaza ve 1924 yılında Çorum'a bağlı bir kaza olduğu kaydedilmektedir.

Sungurlu Kazası; Adı , Oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı Boyu ile Üçok Koluna bağlı, Bayındır Boyunun sembolü olan bugün akdoğan olarak bilinen av kuşundan geldiği ve bundan dolayı Türklerde yaygın olarak erkek adı olarak kullanılmıştır.

    Ünlü seyyah Evliya Çelebi 1644 yılında kaleme aldığı Seyahatname adlı eserinde Budaközü'nü kaza olarak bildirip,"Sungur içi" Sungurlu'yu, "Hüseyin ova" Alaca kazasından büyük bir nahiye olarak kaydetmektedir. Burada Sunguroğlu hanedanına ait büyük evliyaların nazargahı durumunda bulunan ve dört yüz yıldan beri taşları aşınmamış bir su değirmeninin bulunduğu bilgileri yer almaktadır.

    Evliya Çelebi'nin verdiği bilgilerden anlaşılacağı gibi Sungurlu'nun kuruluş tarihi fetih yıllarına uzanmaktadır.

    1754 yılında Sivas Eyaleti, Yozgat merkeze bağlı nahiye, 1794 yılında yine Sivas Eyaleti, Çorum-Yozgat'a bağlı nahiye, 1866 yılında Ankara, Bozok Eyaletine bağlı kaza, 1894 yılında Çorum, Ankara Eyaletine bağlı kaza, 1924 yılında Çorum iline bağlı kaza olduğu vesikalrda aktarılmaktadır.

Kalınsaz Nahiyesi; 1530 tarihli kaynaklarda Yörükhantaifesine mensup kişilerinyaşadığı kışla olarak kaydedilmektedir. Bilindiği üzere yörede saz akarsu kenarlarında oluşmuş kamış türü düzensiz bitkilere denilir. İlçe arazisinin doğusundan başlayıp, batısına kadar uzanan akarsu kenarlarında bu bitkilerin bulunması, adını buradan almış olacağını tabii kılmaktadır. Sungurlu ilçesi Fındıklı köyünde yaşayan bir aşiretin soyadı Kalınsaz adı almış olmaları Kalınsaz'ın bu civarda bulunmasını kuvvetlendirmektedir.

Uğurludağ Kazası; Adını, 1954 yılında güneyinde bulunan kendi adıyla anılan dağdan almıştır. Eski adı "Kızılviran" olan ilçenin 1530 tarihinde Kara Hisar-ı Demürlü Kazasına bağlı mezra olduğu kaydedilir. Yakın geçmişimize kadar İskilip Kazasına bağlı kasaba statüsünde iken 1987 yılında İskilip ilçesinden ayrılarak ilçe statüsü aldığı belirtilmektedir.

Boğazkale İlçesi; Çorum iline bağlı olan bu ilçemizin kurulduğu yerin, Hititlilerin merkezi "Hattusaş" olduğu bilinir. 1530'lu yıllarda "Kalekışla" adıyla küçük bir yerleşim yeri olduğu belirtilen ilçe Sungurlu'ya bağlı bir kasaba iken ilçe statüsü almış ve ayrılmıştır.

Reklam
 
 



More Cool Stuff At POQbum.com


Myspace Graphics
 
 
Bugün 20 ziyaretçi (26 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=